ASLI BARIŞ
New York Moda Haftası’nda Calvin Klein defilesinde ön sıradan manzaralar: Kate Moss, kendisi gibi markanın yüzü olan Christy Turlington ile birlikte şakalaşıyor. Sonrasında ise yeni kampanya yüzü olduğu Donna Karan partisine geçiyor. Bu görüntüler 1993 yılında olduğumuzu düşündürse de, 2025’teyiz. Ve bir dönem Moss’un çıkışını sağlayan Amerikan tasarımcılar, yeniden dönüş projelerinde çareyi eski dostlarında arıyor.
Moda dünyasında bazı işbirlikleri sadece bir sezonluk değil, yıllar boyu süren bir etki bırakır. Kate Moss her ne kadar Londra’nın poster kızı, İngiliz modasının medari iftiharı olsa da, Amerikan tasarımcılar onun kariyerinin yükselmesinde en önemli etkendir. Şimdi roller değişti: Moss, bir süredir gözden düşen New York Moda Haftası’nın küllerinden doğması için geçen hafta kolları sıvadı. Onu ilk olarak demin bahsettiğimiz Calvin Klein defilesinde gördük. Modanın en büyük aşk hikayelerinden biri, yeniden gözümüzde canlandı: CK ve Kate Moss…
Reklam kampanyalarında yenilikçi bakış açısı
Hatırlayalım: 1990’ların başında moda dünyasında büyük bir değişim yaşanıyordu. Parlak ve gösterişli süpermodel döneminin ardından, daha sade ve cool bir estetik anlayışı arayışı vardı. Bu değişimin en önemli figürlerinden biri de Kate Moss oldu. Calvin Klein ile yaptığı işbirliği adeta bir moda devrimine dönüştü. Calvin Klein, o dönemde markasını genç ve asi bir ruhla yeniden tanıtmak istiyordu. 1992’de henüz 16 yaşında ve yeni çıkışını yapan Kate Moss’u gözüne kestirdi, onu rap yıldızı Mark Wahlberg ile yan yana koyarak kampanyasının yıldızı yaptı. Herb Ritts tarafından çekilen bu kampanya, sade ve minimalist tarzıyla, geleneksel seksapeli yeni bir boyuta taşıdı. Moss’un kas yığını Mark’ın yanında masum ama asi duruşu, Calvin Klein’ın minimalist estetiğiyle mükemmel bir uyum yakaladı.
Moss’un Calvin Klein için verdiği pozlar, dönemin görsel dilini de değiştirdi. Bu iş birliği, moda dünyasında “heroin chic” olarak adlandırılan, solgun ten, kemikli yüz hatları ve doğal güzellik anlayışını öne çıkaran akımı başlattı. 1990’ların ortalarında Calvin Klein’ın parfüm kampanyalarında da yer alan Moss, “Obsession” ve “One” gibi efsanevi reklamlarla moda dünyasında kalıcı bir iz bıraktı. Her ne kadar anoreksiyayı ‘trendy’ hale getirdiği için eleştirilese de bugün bile, Calvin Klein ve Kate Moss’un 90’lardaki iş birliği, moda dünyasında en ikonik anlardan biri olarak hatırlanıyor.
Moss, Amerika çıkarmasını dönemin en önemli modaevlerinden DKNY ile sürdürdü. 1993 yılında, Donna Karan’ın yeni koleksiyonu için çekilen kampanya, Moss’un Amerikan modasıyla olan bağını güçlendirdi.
New York Moda Haftası'nda kan kaybı
Doksanlardan 2010’lara geçişte Moss, (2005’te yaşanan uyuşturucu skandalı haricinde) istikrarlı bir şekilde yükselişini sürdürürken, Amerikan modası altın çağına veda etti ve vites düşürmeye başladı. 1990’lar ve 2000’lerin başlarında Marc Jacobs, Ralph Lauren, Michael Kors ve Donna Karan gibi tasarımcılar Amerikan modasına yön verirken, New York Moda Haftası da Londra, Paris ve Milano ile rekabette bir adım öndeydi. 2010’lu yıllara gelindiğinde ise bu isimlerin büyük bir kısmı ya markalarından ayrıldı ya da tasarım dünyasında eskisi kadar etkili olmamaya başladı. Olsen kardeşlerin sahip olduğu The Row gibi yeni jenerasyon markalar ise Avrupa’daki moda sahnesine daha fazla ilgi göstermeye başladı. Amerikan modasının öncülüğünü yaptığı yenilikçi ruhun zayıflaması, sadece pratiklik ve işlevsellik ile özdeşleşmesi, tasarımcıların Avrupa’ya kayması ve moda haftalarının dijitalleşmesiyle moda haftası da kan kaybını sürdürdü. Donna Karan, 2015 yılında markasıyla hiçbir bağı olmadığını açıkladı, Calvin Klein 2019'da podyumdan çekildi, Tommy Hilfiger Paris’te defile yaptı ve Alexander Wang gibi tasarımcılar geleneksel takvimi takip etmek yerine kendi zaman çizelgelerini belirlemeye başladı. Bu kopuş, New York Moda Haftası’nın çekiciliğini büyük ölçüde zayıflattı.
Ta ki geçen yılın sonuna kadar: 2024’te Calvin Klein ile el sıkışan Veronica Leoni, altı yıılık podyum arasına son vererek markayı yine ihtişamlı günlerine geri döndürmeye çalışırken, Tommy Hilfiger, Şubat 2024’te "Bir New York Anı" defilesiyle New York Moda Haftası'na resmi olarak geri döndü. Donna Karan cephesinde de hareketlilik var: Her ne kadar markanın kreatif direktörü olarak resmi bir isim açıklanmada da, son koleksiyonlar, Donna Karan’ın mirasına sadık kalan ancak yenilikçi dokunuşlar ekleyen bir tasarım ekibi tarafından hazırlanıyor. Peki bu mirası yeni nesille tanıştırmak için hangi ismin kapısı çalındı? Tabii ki Amerikan modasının eski ve kadim dostu Kate Moss!
2025 İlkbahar/yaz kampanyasının yüzü olan Moss işbirliğini şöyle anlatıyor: "Donna Karan New York ile tekrar çalışmak harikaydı. O benim için aile gibi.Bana göre Donna Karan her zaman zahmetsiz bir ihtişam ve lüksü, biraz asi bir dokunuşla birleştirdi ve bu koleksiyon tam da bunu yansıtıyor." Moss’un Amerika çıkarması, New York’u yeniden moda dünyasının zirvesine taşıyacak mı bilinmez ama sosyal medyada gösterilen ilgiye bakarsak, imaj açısından bir ‘upgrade’ sağladığı aşikar.