OKAN ALTAN
Gran Turismo, yani büyük yolculuk otomobilleri, kısa mesafelerde ya da pist döngüsünde yarışmak için değil, uzun yollarda keyif sürüşleri yapmak için tasarlanır ve müşterilerin zevklerine göre üretilir… ‘Seyahat etme isteği uyandırmayı’ amaçlayarak, her ayrıntısı yolculuk eğlencesi için düşünülmüş, iki kişilik üstü açılır bir çarpıcı konsept olan Skytop, 1998 ile 2003 yılları arasında ürettiği ünlü Z8 roadster’ın yakın gelecekte nasıl yorumlanabileceğini gösteriyor.
Aydınlatmalı yatay geniş böbreklerinin panjur ifadesini güçlendirdiği köpek balığı burnundan kaputun üstüne ve oradan da aluminyum bir şeride dönüşerek bagaj kapağının üstünde daha belirginleşen merkezi çizgi, kaportasının en göze çarpan mimari özelliği… Targa halini kapatan tavan yapısının hızla bagaja gömülmesiyle de, ayrı mekanik gösteriye sahip bu bugüne kadarki en havalı BMW’lerden birinin, beni 25 yıl öncesine değil çok daha eskilere aslında 1956 yılına ilk Grand Tourer 507’ye götürdüğünü söylemeliyim… Uzun burun, kısa arka, seksi kaslı hatlar, Z8’in de esinlendiği bir form idi…
Yeni araçlar için ipucu veriyor
Concept Skytop’ın en önemli farkı belki de aşırı ince far ve arka stoplara sahip olması… Geleneksel kapı kollarının yerine parmaklarınızla kavrayacağınız çok zarif küçüklükte ve dikkat çekmeyen, kapı omuzlarına entegre kanatçıklarla araca yerleşmeden, ince lamelli hafif alaşım jantlara gözleriniz takılıyor. Frezelenmiş aluminyum taşıyıcılar üzerine yerleştirilmiş bu BMW’nin 8-Serisi Cabriolet’nin iki kişilik hali olarak düşünülmüş olabileceği akla geliyor.
Dıştaki gösteriş, kabin içinde de devam etmeden önce ise, deri kaplı takla çubuğu ve tamamen geri çekilebilir arka camı, deri kaplamalı iki parçalı çıkarılabilir tavan panelinin bagaj zemini altındaki özel bir bölmede saklanabilmesi, dikkat çekiyor. BMW Dingolfing fabrikasındaki geleneksel saraçlığında üretilmiş çekici bir kiremit rengi tonundaki koltuklar ve brogue tarzı vurguları, gösterge paneli ve orta konsoldaki kristal detaylar, sürücü yanındakine uzun yol sürüşlerinde yüksek lüks içinde olduklarını her an hatırlatacak.
BMW, bu yılın Concorso d'Eleganza Villa d'Este ile yine en muhteşem otomobillerin hayaline dalan halis otomobil tutkunlarına yeni bir rüya makinesi olarak Skytop’ı sunarken, “katışıksız lüks”ün asırlık nadir ve muhteşem klasik örneklerinin yanında yakın gelecekte nasıl yorumlanabileceğini üretime çok yakın bu muhteşem prototip ile paylaşıyor. Bu arada dedikodular arasında, Skytop’ın 50 adet üretilebileceği ve fiyatının da yarım milyon Euro olacağı duyuluyordu…
BMW Grubu baştasarımcısı Adrian van Hooydonk’a böyle bir zirve BMW’nin uzun yıllardır üretilmediğini sorduğumuzda, sıradanlaşan şekilli otomobiller arasına çok gösterişli bir güzellik koymak istediklerini anlatıyor. BMW marka dış tasarım sorumlusu Christopher Weil ise, Skytop üstündeki ayrıntıların, yakın dönemde göreceğimiz yepyeni BMW’lere ait ipuçları oluşturduğunu belirtiyor.
Klasiklerin güzellik yarışı
Milyarder ve koleksiyonlerin özel ilgi alanına giren klasik otomobiller, Concorso d’Eleganza Villa d’Este’de ‘en güzel’ seçilmek için podyuma çıktı…
Como gölünün en güzel konumuna ve minik dalgalarında ahşap teknelerin dans ettiği manzarasına sahip tarihi Grand Hotel of Cernobbio'nun çevresindeki park, dünyanın dört bir yanından, 52 antika ve benzersiz klasik otomobili görmeye gelen davetli hautevolée ve koleksiyonerleri ağırladı. Biraz petrol ve biraz da puro kokularının arasında özel şapkaları ile tüm temayı tamamlıyorlardı. A. Lange & Söhne saatleri de varsa, tam VIP olarak, geçit töreninin yapılacağı parkura dizilmiş masalarda öncelik de kazanmışlardı…
Sekiz ayrı sınıfa gruplanmış paha biçilmez otomobiller, 1923 Diatto Tipo 20 S, 1934 Cadillac V16, 1955 Mercedes 300 SL, 1971 Maserati Quattroporte AM 121 veya 1972 yapımı kısa dingil mesafeli bordo/kırmızı Mercedes 600 gibi sıra dışı modeller, geçmişte olduğu gibi bugün de dünyanın en zengin ailelerinin garajlarını süslerken, İtalyan Alplerinin dağ gölü güzelliğine renk kattılar. Aralarında dünyanın “yaşayan” en iyi tasarımcıları olarak gösterilen Lorenzo Ramaciotti ve Edward T. Welburn gibi isimlerin oluşturduğu jüri ise, bu güzellerin arasında “en iyiler”i onurlandırmak için antika ve klasikleri titizlikle incelediler.
Concorso'da asırlık otomobil tarihine değil, günümüzün ötesine de bakış atmak fikir almak üzere Alpine Alpenglow Hy4, Lotus Type 66, Triumph TR25, Pininfarina Pura Vision gibi konseptler veya “En İyi Tasarım” ödüllü Alfa Romeo 33 Stradale ve Koenigsegg CC850 gibi sınırlı üretim fantezilere de bakılabiliyordu.
Diğer yanda iki hafta sonra Le Mans 24 Saat yarışına büyük bir iddia ile çıkacak olan BMW Hypercar’ının sanatçı Julie Mehretu tarafından yaratılan Artcar olarak süslenmesini de hayrınlıkla izledik. En yeni Rolls-Royce’un Cullinan Series II’nin sahneye çıkması da, ziyaretçilerin alkışlarını toplarken, Villa Erba tarafındaki alanda ise, Lamborghini Miura, Lancia Stratos, Fiat 132 ve ilk BMW 5 Serisi gibi otomotiv güzelliklerini yaratan, yakın zamanda aramızdan ayrılan efsane tasarımcı Marcello Gandini'nin en ünlü modellerinin yer aldığı özel bir sergi vardı…
Geçit töreninde gümbürdeyen motorlarıyla 1928 Bugatti Type 35 C ve 1987'de 339 km/h hıza ulaşarak bir zamanlar dünyanın en hızlı arabası olan orijinal Ruf CTR Yellowbird gibi canavarları ayakta alkışlayan yüksek sosyete, halk referandumunda oylanan Coppa d'Oro Villa d'Este ödülünün kazananı McLaren F1 GTR’ın iki tonlu yol kullanımına uygun üç koltuklu Japonya plakalı 1995 versiyonuna şaşırıyordu. Miura, Countach 25. Yıldönümü modeli, Diablo GT, mor-beyaz Countach LP400 Periscopea, lacivert Porsche 959 Komfort ile şık tekne kuyruğuna sahip torpido şeklindeki 1923 Diatto Tipo 20S, otomobil dünyasının en değerli mücevherleri olarak herkesi büyülediler.
1932 model Alfa Romeo 8C 2300 Spider Figoni ise, jürinin “Gösterinin En İyisi” ödülüne kavuştu.
120. yıldönümünü kendine ait bir sınıfla kutlalayan Rolls-Royce, 1914 Silver Ghost, 1961 Silver Cloud II LWB ve alçak tavanlı 1933 Phantom II Continental, nefeslerimizi kesti.
Bu yıl 120. yaşını kutlayan Maserati, Concorso’da imza niteliğindeki zarafet ve sportiflik karışımı 1955 A6GCS/53 Frua Spider'ıyla göz zevkimize yeni ufuklar açarken, Zagato yapımı double bubble tavanlı 1956 Maserati A6G/54 ve 1959 Maserati 3500 Spider Vignale Prototipo da beğeni limitlerimizi daha da yükseltti.
Diğer yanda 1957 Ferrari 335 S ve Ferrari 250 GT Speciale Aerodinamica, başka köşelerde Aston Martin DB4 GT Zagato ve DB5 Shooting Brake Superleggera, Otomobilin Altın Çağı 1960'ların en güzel örnekleri olarak nabzımızı yükseltiyordu. Efsaneler arasında 1967 Kamm kuyruklu Fiat Dino Aerodinamica da kusursuzluğuyla başımızı döndürdü…