Volkan Akı
Turizm de gündemimiz bu yıl Bodrum – Yunan Adaları savaşına kilitlendi… Oysa tartışılması gereken gündem daha ciddi… Turizmde fiyat tutturamayan turizmci yabancı turisti kaçırma noktasına geldi. Türkiye yıllar sonra bu kur pozisyonuna rağmen rakiplerinden pahalı kaldı. Bu fiyatların gerektirdiği kaliteyi sunmaktan da çok uzaktayız. Düşünün: Dünyanın en lüks turizm noktalarından neredeyse bizim lüks otellerimiz 2-3 kat pahalı kaldı. Turist otel dışına çıktığında da yine yüksek fiyat dalgasıyla karşı karşıya… Bu durumda Türkiye tercihlerden çıktı. Bodrum-Yunan Adaları savaşını bu noktadan sonra düşünmek lazım. Bodrum bir segmentte yarışıyor artık… Ama fiyatta onların üzerinde kalıyoruz, kalitede ise tam olarak yakalayabilmiş değiliz. Otellerde yaşasak, şehir yaşamında sınıfta kalıyoruz. O yüzden Bodrum’u Yunan Adaları ile kıyaslamak Bodrum’a haksızlık olur.
Trafik ve vale terörü
Peki yerli turist için durum ne? Bodrum artık gelir düzeyi ne olursa olsun, yerli turist için de uygun bir yer olmaktan çıkıyor. Burada pek çok farklı unsur var. Bodrum’un ortalama üstü restoran ya da otellerine gelenler mutsuz. Evet ,fiyat pahalı ama bu kitle veremeyecek düzeyde değil. Gelin görün ki fiyattan öte pek çok caydırıcı unsur var. Bir örnek vereyim 2 kişi fine-dining restoranda yemek yiyorsunuz. Ortalama 10 bin TL hesap geliyor, ona da “Haydi tamam” deniyor. Ama trafikte perişan oluyorsunuz, sonra kaba-saba vale sizden 500TL ücret istiyor. Zaten yerli turist her şeye rağmen gelmiş, bir de bunlarla uğraşılıyor… Kalite de her noktada aynı değil, en azından ödenen fiyatı karşılamıyor. Mecburen “Ben de yurt dışına giderim o zaman” diyor yerli turist…. Zira maliyetler aynı… Burada Yunan Adaları’na doğallığı, temizliği ve fiyat performansı ile öne çıkıyor. Kapı vizesi nedeniyle de popüler…Ancak diğer destinasyonlara olan ilgi de hiç az değil: Pek çok kişi de Avrupa tatilini tercih ediyor. Özellikle İtalya, İspanya gibi ülkeler de turizm adına revaçta.
Bu noktaya nasıl geldik?
Tabii Türkiye’deki enflasyon işletmelerin maliyetlerin gerçekten yukarı çekti. Eleman maliyetleri, kira maliyetleri, gıda maliyetleri… Anlamsız fiyat noktalarına bizi çekti. O yüzden bu gerçekliği de kabul edelim… Bu sezon maalesef elden gitti gibi görünüyor. Gelecek seneyi kurtarabilecek miyiz? Gerçekten zor… İç turizm için her şey ekonomiye bağlı ve sıkılaştırma devam edecek. Ekonominin biraz düzelmesi, turizmi hareketlendirebilir. Bu yıl çoğu Türk vatandaşı tatil yapamadı. Seneye de bu durum devam edebilir. Bırakın tatil yapmayı, perakende harcamalarında yüzde 40’a varan düşüş var. Vatandaş harcamıyor, harcayamıyor. Gelecek sene dış turizm açısından Türkiye’deki fiyatlar, sadece otel değil, sokaktaki fiyatlar da önemli olacak. Sokaktaki fiyatlar da turistleri etkiliyor. Otel fiyatlarına hiç gelmeyelim, bu yılki fiyatlara gidip Fransa’nın, İspanya’nın en iyi bölgelerinde daha üst kalite de tatil yapabilirsiniz. O zaman turist bize niye gelsin… Önümüzdeki yıl olabildiğimiz kadar mütevazi olmalıyız. Evet, bu konu bir strateji ve konumlama meselesi… Türkiye turizmini ya da turizm beldelerini nasıl konumlayacak ve bunun için nasıl bir strateji uygulayacak… Bodrum için ise başlı başına bir strateji düşünmek gerekiyor.
Düş kırıklığı yaratmayacak 4 adres
Bodrum için sorunları biraz bırakıp birkaç tane restoran için kısa yaz notları aktarayım… Biraz lezzet dünyasına geçelim… İşte kalitesiyle sizi tatmin edecek mekan seçkim…
Lucca By The Sea
Yine geleneksel kalitesiyle devam ediyor… Bu yıl bir yenilikle Bodrum’dalar, Chef Guglielmo ve Francesco deniz ürünlerinden ve yerel lezzetlerden oluşturduğu menü gerçekten başarılı… Ama Lucca’nın kurucusu Cem Mirap’ın basitlik dediği Lucca’nın kendi menüsü de çok harika… Deneyimlediklerimden domates Carpaccio bile çok lezzetliydi… Mekanın klasik Lucca enerjisi de keyifli zaman geçirmenizi sağlıyor. Her zaman uğrayabileceğiniz mekanlar arasında…
Ritmo Zeytino
Beni oldukça etkileyen mekanlardan biri oldu. Şef Cenk Debensason’un başında bulunduğu restoran, çok başarılı bir menü ile bizi karşıladı. Zaten basit ve çok kompleks olmayan bir menü… O yüzden insan zorlanmıyor. Yaz mekanı için de iyi bir strateji, müşteriyi de mutfağın kapasitesini de zorlamıyor açıkçası… Ama hepsinde ayrı bir sos ve lezzetler gerçekten başarılıydı. Tabii Cenk Debensason çok başarılı bir şef İstanbul’daki restoranı Arkestra’da 1 Michelin Yıldızı ile başarısını kanıtladı. Yaza uyarlama da başarılı…
İsola Manzara
Mett Bodrum’un ikonik İtalyan restoranı İsola, doyurucu klasik İtalyan tatlarıyla sizi mahcup etmiyor… Ama adı üstünde biraz erken gidip, iddialı kokteyl menüsü eşleğinde yine ikonik Bodrum Kalesi’ni karşınıza alıp sohbet etmek bence yemek dışında mekanın sunduğu bir ayrıcalık… Permasanlı patlıcan benim gibi bu sebzeyi sevenler için basit ama çok lezzetliydi…
Alfredo Russo ORO
Maxx Royal içinde yer alan bu restoran çok klasik bir Michelin şef restoranı… Adı üstünde ünlü Alfredo Russo’nun tasarımı ile oluşturulmuş bir menü var. Klasik olarak orada da yerelleşme var. Bodrum lezzetlerinden dokunuşlar var. Fakat bu restoranlar kimi zaman kötü uygulamalar olabiliyor. Restoran isimde kalıyor. Kalıcı şef de bu nedenle önemli. Andrea Russo restoranın şefliğini yapıyor ve bizzat mutfağı başında duruyor. Çok basit ama yıldızlı bir menü sunuyorlar. Uluslararası bir Michelin tat dokunuşu isteyenler için tavsiye edilir.