HELİN KAYA
Nasıl mimar oldunuz?
Aslında ailede ve hatta sülalede mimar yok. Ben ailemin bana küçükken aldığı lego takımının, Silivri’deki yazlığımızda etrafta çok sayıda ilginç ev denemeleri olmasının, karavanda yaptığımız tatillerde küçük mekânda maksimum çözümlerin beni büyülemesinin çok etkili olduğunu sanıyorum.
2019 yılında ‘türkiyemimarisi’ adlı sosyal medya hesabını açıyorsunuz. Neyi hedeflediniz?
2012 yılından beri kullandığım kişisel hesabımda da bina paylaşımlarım hep vardı. Sonra zamanla “arkadaşlarım sıkılıyor galiba” dedim ve 2019’da @turkiyemimarisi hesabını açıp dilediğim gibi paylaşım yapmaya başladım. Kısa sürede popüler oldu. Tamamen kendiliğinden gelişti yani. Sonra ise hesabım bir amaç edinmiş oldu yoğun ilgiden sebep. Arşivcilik kimliğim yüksektir. Hem bir arşiv tutmak hem de belirli dönemlerin yapılarını insanlara hatırlatmak ya da unutturmamak gibi bir hedef güttüm.
Yapıları siz mi belirliyorsunuz?
Yapıları belirlerken tamamen spontane gelişiyor seçimlerim. Kaynak olarak ise yapılarda hala yaşayanlar, eskiden yaşamış kişiler, semt halkı, kitaplar, tezler, dergiler, eski filmler, internet, sosyal medya ve takipçilerimden gelen bilgileri kullanmaktayım. Kütüphane araştırmalarını da çok severim ve sıkça giderim.
Gelelim ’41 Kere İstanbul’ adlı kitabınıza… Kaleme almaya nasıl karar verdiniz?
1,5 yıl önce Literatür Hayat’tan gelen teklif üzerine zaten hazırlıklı olduğum konuda çalıştım ve bu kitabı çıkardık. Beni kendi halime bıraksanız daha yıllarca beklerdim. Kusursuzluğu arayan yapım, bu kitabın kendi kendime yazmamla çıkmasını kesinlikle çok geciktirirdi.
Kitabın kapağında Casa Botter’ı görüyoruz. Sizin için farklı bir anlamı var mı buranın?
Kesinlikle var. Hatta kitabın lansmanı da Casa Botter’de gerçekleşti. Çocukluğumda İstiklal Caddesi araç trafiğine açıktı. Daha o zamanlardan ilgimi çekmiş ve bakımsızlığı beni hep üzmüş bir yapıydı Casa Botter. Restorasyonunun öncesinde de çok kez binayı gezme şansım olmuştu. Art Nouveau denince aklıma gelen yapıdır kesinlikle.
Okuyucular bu kitapla nasıl bir İstanbul yolculuğuna çıkacak?
Mimari bir dil kullanmadan gayet kolay okunur bir kitap olmasını önemsedim. Ben kitabı çantalarına atıp gezerken arada çıkarıp not aldıkları, yerinde öğrendikleri bir deneyimi hayal ediyorum okuyucular adına. Keyifli okumalar.